ÖZTÜRKLER: BUGÜN ATILAN ADIMLAR, YARININ SUSUZLUĞUNU ÖNLEYECEKTİR

ÖZTÜRKLER: BUGÜN ATILAN ADIMLAR, YARININ SUSUZLUĞUNU ÖNLEYECEKTİR
reklam

5. Uluslararası Akdeniz Ülkelerinde Su Sorunları Konferansı Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenleniyor

Konferansın açılışında konuşan Başkan Öztürkler, geçtiğimiz hafta yaşanan sel felaketine dikkat çekerek, küresel ısınmanın Akdeniz coğrafyasında ani ve şiddetli yağışlara yol açtığını vurguladı.

“Bu gerçek, suyun artık yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda güvenlik ve gelecek meselesi olduğunu hatırlatıyor” diyen Öztürkler, Geçitköy Barajı’na getirilen Asrın Su Projesinin, doğru yönetildiğinde bir ülkenin geleceğini şekillendirebilecek en somut örnek olduğunu belirtti.

reklam
reklam

“Her damla su, barışın ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir” diyen Öztürkler, Güzelyurt’ta başlayarak suyun verimli topraklarla buluşmasının tarımda çığır açacak bir dönüşümün kapısını araladığını söyledi. Bu dönüşümün üretimde verimliliği artıracağını ve genç nesillere umut vereceğini dile getirdi.

Doğu Akdeniz’in küresel ısınmanın odak noktası haline geldiğini belirten Öztürkler, ortak bir küresel su planının uygulanması gerektiğini vurguladı.

Bu planın; suyun bilinçli kullanımı, israfın önlenmesi, tarımda damla sulamaya geçilmesi ve vahşi sulamanın terk edilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Öztürkler, her bireyin ve kurumun sorumluluk almasının gelecekteki susuzluk riskini azaltacağını, ancak bu şekilde iklim krizine karşı dayanıklı bir gelecek kurulabileceğini söyledi.

Öztürkler, Türkiye’den gelen suyun Güney Kıbrıs ile paylaşılmasının bölgesel barışa katkı sağlayabileceğini belirterek Rum Yönetimi’ni bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti.

Öztürkler konuşmasına şöyle devam etti;

“Türkiye’den gelen suyun Güney Kıbrıs ile barış suyu olarak paylaşılması, Akdeniz’de çatışma yerine iş birliğini yeşertecek bir adım olabilir. Su, ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsur olarak görülmelidir. Rum Yönetimi’ni de bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyorum.

Bugün burada verdiğimiz mesaj açıktır: Su, çatışmanın değil barışın kaynağı olmalı; Akdeniz’in geleceği, ortak akıl ve dayanışma ile güvence altına alınmalıdır.

Son olarak yağmurun bir bereket olduğunu unutmamalıyız. Her bir damla suy bizler gibi kurak bir ülke için hayati önemdedir. Devlet, belediyeler, kurumlar ve STK’lar ortak hareket ederek yağmur suyu hasadı sistemleri kurmalı, yeraltı sularını besleyecek geçirgen yüzeyler ve göletler oluşturmalı, tarımda damla sulama gibi akıllı yöntemleri yaygınlaştırmalı, yeşil altyapıyı güçlendirmeli ve halkı su tasarrufu konusunda bilinçlendirmelidir. Böylece her damla suyu geleceğe taşıyarak kuraklıkla mücadelede güçlü bir adım atabiliriz.”